Cum, Eki 20, 2017 - 01:00
A- A A+
SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ
Londra Cuma 20 Ekim - 01:00 Rain 13 °C Yarın Rain showers 14 °C

Hoş geldin Bayram, yine gel Razaman!

Yayınlandı 7 Temmuz 2016 - 14:52

Londralı Müslümanlar on bir ayın sultanı mübarek Ramazan’a hüzünle veda etti. Ramazan Müslüman olmayanların dimağında da unutulmaz hatıralar bıraktı.

Londra’da yaşayan Müslümanlar şehrin pek çok bölgesinde Ramazan boyunca çeşitli iftar programları düzenledi. Güney Londra’da eğitim hizmeti veren Lighthouse Eğitim Vakfı çatısı altında bulunan Croydon, Tooting ve Welling Kültür Merkezleri üyeleri pek çok iftar programına ev sahipliği yaptı. İftar programlarına Müslümanların yanı sıra her kesimden insan davet edildi.

İslam hakkında pek bir bilgisi olmayan İngiliz davetlilerin katıldığı iftarlar oldukça renkli ve ilginçti. Özellikle akşam ezanının geç okunması, oruçluların sabırla ezanı beklemesi ve günlük işlerini aksatmamaları merak uyandıran durumlardandı.

Müslüman’ı şiddetle özdeşleştiren İngilizler için, Ramazan’ın manasını, bir Müslüman’ın iftar saatine yaklaştıkça sergilediği hal ve hareketler ifade ediyordu belki de. Gün boyunca ağzına hiç bir şey koymadan duramayacağını belirten bir İngiliz konuk, iftar saati yaklaştıkça insanlardaki heyecanın kendisini mest ettiğini ve bu heyecanın bir an önce ‘yemek yemek’ duygusundan da öte, bir görevi daha yerine getirmenin heyecanı olduğunu söylüyor. Başka bir iftar davetlisi de iftar programında canlı olarak okunan ezandan çok etkilendiğini belirtiyor.

İngilizlerin pek çoğu bu mübarek ay hakkında pek bir bilgiye sahip değil. Olanların bazıları da Juan gibi yanlış bilgilerle algılıyor. Yetmiş yaşındaki İngiliz kadın bir Müslüman ülkesine yaptığı bir seyahatten geriye kalan hatıralarını şöyle ifade ediyor. ‘Ramazan ayında Müslümanlar aç kaldıkları için çok sinirli oluyor hatta bu yüzden Müslüman ülkelerde trafik kazası bile sık yaşanıyor.’ Ancak Juan Müslüman dostları vesilesiyle bu yıl Ramazan’ın böyle olmadığını öğrendiğini ifade ediyor. On bir ayın sultanını sultanlar gibi karşılamak için adeta birbiriyle yarışan Lighthouse Eğitim Vakfı velileri ise, İngiltere’de Türkiye’de yaşadıkları gibi güzel bir Ramazan geçirmenin mutluluğu içinde.

VELİLER İFTAR PROGRAMI İÇİN EVİNİ AÇTI

Welling'de yaşayan Demet Hanım, yapılacak iftar programı için Vakfın yeri müsait olmayınca evini açtı, bahçesinde çadırlar kurdu. Demet Hanım, ‘Evimde o kalabalığı görünce peygamberimizin ümmeti olduğumuzu daha iyi hissettim. Efendimizin kapısı herkese açıktı.’ diyor. 35 civarında İngiliz davetlinin katıldığı programdan geriye muhabbet köprüleri ve güzel anılar kaldı. Kaya, ‘Harikulade bir huzur vardı. İftar vakti ezan canlı okundu. Gelen davetliler çok etkilendi. İftar sofrası toparlandığı halde sohbet geç saatlere kadar devam etti. İftarda yapılan sunum ve Ramazan bilgilendirmeleri çok faydalı oldu. Davetliler programdan ayrılmak istemediler ve sonrasında teşekkür mesajları gönderdiler.’

MÜSLÜMANLAR İNGILIZ KOMŞULARINI İFTARA DAVET ETTİ

Eğitim Vakfı’nın veliler için başlattığı kampanya da büyük ilgi gördü. Kampanya çerçevesinde Croydon, Tooting ve Welling’de yaşayan vakıf gönüllüleri, İngiliz komşularını, iftara davet edip evlerinde ağırladı. Vakıf üyeleri kapı komşularını; dili dini rengi kültürü fark etmeksizin evine davet ederek Ramazan’ı anlattı. İslam’ın şiddetin aksine huzur, barış ve muhabbet dini olduğunu gösterdi.

TERAVİH NAMAZLARINI KAÇIRMAYAN AİLELER

Ermiş çiftçi, Croydon’a pek yakın oturmuyor. Ancak Kayserili çift, Ramazan boyunca teravihlerini eda etmek için büyük bir gayret sarf etti. Güney Londra’da bulunan Croydon Kültür Merkez’i evlerine uzak olduğu halde, çift, teravihlerini hiç aksatmadan eda etti. Evin Hanım’ı Nuray, ‘Yirmi yıl önce buraya geldiğimde çocuklarıma dinimi ve kültürümü nasıl öğretirim diye endişe ediyordum fakat onlarda bu vakıf sayesinde elhamdülillah yetişip büyüdüler. Şimdi eşimle ikimiz kaldık evde. Bizde Ramazan boyunca teravihe yetişmek için iftarımızı dahi tam yapmadan akşam namazını kılıp evden çıkıyorduk ama o telaşın lezzeti bile bambaşkaydı. Ramazan çok güzel geçti.’ diye anlatıyor.

Teravihe gidemeyip gidenlere imrenenler ve hatta çok üzülenler de vardı. Küçük çocuğu olan Melisa Hanım ‘Teravih Ramazan’ın en büyük zenginliğiydi. Gidemediğim için çok üzüldüm. Önümüzdeki Ramazan için dua ediyorum o zamana kadar oğlum büyür onu da götürürüm inşallah.’ diyerek içleniyor.

Kadınlar Ramazan boyunca toplu iftar davetleri için yemekler pişirdi, erkekler yeri geldi bulaşık yıkayıp yemek servisi yaptı. ‘Meşakkat değil lezzet bıraktı ve huzur getirdi’ diyor Hanife hanım. Sadece iftarda değil sahurlarda da Ramazan geleneğini hiç bozmayan Türkler, gece geç saatlere kadar ayakta kalmanın ayrı bir mutluluğunu yaşadı. Çoluk çocuk herkes memnun ve mutluydu. Her şey mübarek ay için ayarlanmış öncesinden planlar yapılmıştı. Şimdi arkasında tatlı hatıralar bırakmıştı.

AYTEN DENİZ, LONDRA